SİYASİ SORUMLULARDA YARGILANMALIDIR

SOMA’DA SİYASİ SORUMLULARDA YARGILANMALIDIR!

301 işçimizin hayatını kaybettiği Soma faciasının 11 ay sonra başlayan davanın duruşmaları acılarımızı yeniden tazelemiştir. Aradan geçen zamanda acılar azalmamış aksine her geçen gün daha da artmıştır.

Acıların üzerine duruşma öncesi yaşananlar herkesin huzurunu kaçırmıştır.  Manisa Milletvekili olarak Akhisar’da gece yarısı benimde içinde bulunduğum yerde yüzlerce polisi ailelerin karşısına diken, vatandaşların kurduğu gölgeliklere bile tahammül edemeyen ve yüzlerce polisle bunları yıkan anlayış mahkemenin kararına ipotek koyma ve gerçek sorumluları gizlemekten başka bir şey değildir. İktidarın ve Valinin asıl amacı huzursuzluk çıkararak güvenlik gerekçesiyle mahkemeyi başka yere taşımaktır.

Bunlara rağmen şehit madenci yakınlarının ve Mahkeme Heyetinin sağduyusu sayesinde olaylar büyümemiş ve bugün yapılan ikinci duruşma sükûnet içinde devam etmiştir. Davanın güvenlik nedeniyle Manisa dışında bir yere taşıma girişimleri de boşa çıkarılmış oldu.

Daha önce Silivri’deki davalarda yaşadığımız olumsuzlukları hala hafızalarımızdadır. Mahkeme başkanı ve heyetinin sanıklara, avukatlara ve izleyicilere uyguladığı baskı ve engellemeler, hatta nefes almanın bile yasak olduğu ortamlardan sonra, Akhisar’daki Mahkeme Heyetinin sağduyulu tutumu ile adaletin gerçekleşeceği beklentimiz artmıştır. Bağımsızlığından ödün vermeyeceğine inandığımız Mahkeme Heyeti teşekkürü hak etmiştir.  

İlk gün yaşanan gerginliklerin ardından ikinci duruşmada, kazada hayatını kaybeden işçilerimizin kimlik tespiti esnasında evladını, eşini, kardeşini babasını kaybeden aileler aynı acıları bir kez daha yaşadılar. Bu acı mahkeme salonundaki herkesin yüreğini dağlamıştır.  

En kolay önlenebilir kaza olarak tanımlanan, Soma faciasının sorumluları sadece cezaevindeki 8 şirket yöneticisi ve yargılanan 45 kişi ile sınırlı değildir. Her şeyden önce siyasi olarak sorumlu olan Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ile sorumlu kamu görevlileri ve TKİ yöneticileri de yargılanmalıdır.

Çünkü alınmayan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini görmezden gelen üretim zorlamasına göz yumanlar bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere asli kusurludurlar.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanının ülkenin en güvenilir madeni diye reklamını yaptığı şirketin işlettiği ocak, 301 işçimize mezar olmuştur. Şimdi aynı Bakan Mersindeki inşaatı devam eden Akkuyu Nükleer Santralinin en güvenli santral olacağını söylemektedir. Şimdi bizler Sayın Bakanın sözüne nasıl güveneceğiz?

Ülkenin en büyük iş kazası olarak tarihe geçen Soma faciasında tüm sorumluların cezalandırılması ile kamuoyu vicdanı rahatlayacaktır. Ve gerçek adalet bu sayede sağlanacaktır.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Soma faciasını unutmamak ve unutturmamak için yakından takip etmeye devam edeceğiz. Seçilecek Milletvekillerimizin adalet arayışı kaldığımız yerden devam ettirilecektir. Ulus olarak büyük acılar yaşamamıza neden olan Soma faciasından yakınlarını kaybeden ailelere sabır dilerim. Şehitlerimizin mekanları cennet olsun.​

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.