RİFAT SERDAROĞLU

ADALETİNLE BİN YAŞA Y.S.K…
9. Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman Demirel’den dinlediğim ve defalarca da anlatılan bir fıkrayı, gerekliliği yüzünden bir kez daha paylaşmak istedim.
“Osmanlı döneminde, yolsuzlukları ve avantacılığı ile ünlü “Karakuşi” adında bir kadı varmış. Bir gün bu kadı, fırının önünden geçerken burnuna nefis bir koku gelmiş. Vitrinde nar gibi kızarmış, sahibini bekleyen enfes bir ördek var. Kadı, fırıncıya; ‘Ben bunu aldım’ demiş. Kadıya itiraz edilir mi? Fırıncı hemen ördeği paket yapıp vermiş. Az sonra ördeğin esas sahibi gelmiş; ‘Hani bizim ördek?’
Fırıncı boynunu büküp; ‘ uçtu’ demiş. Fırıncı pişmiş ördek için uçtu deyince, önce münakaşa, derken kavga başlamış.
Kavga sırasında fırıncı, araya giren bir gayrimüslim vatandaşın gözünü çıkarınca, korkup kaçmaya başlamış. Fırıncı önde, ördek sahibi ve gözü çıkan vatandaş arkada koşarken, can havliyle kaçmakta olan fırıncı, önüne çıkan duvardan atlamış ama hamile bir kadının üstüne düşüp, kadıncağızın çocuğunu düşürmesine ve ölümüne sebep olmuş. Kadının kocası ve Yahudi komşusu da kovalamaya katılınca, zaptiyeler hepsini derdest edip, Karakuşi Kadı’nın huzuruna çıkarmışlar. Kadı sırayla sormuş;
Ördeğin sahibi; ‘Kadı Hazretleri, fırıncı benim pişmiş ördeğimi hiç etti’ demiş.
Kadı, fırıncıya sormuş; ‘Ne yaptın bu adamın ördeğini?’ Fırıncı, hınzırca Kadıya bakıp; ‘Uçtu’ demiş. Kadı kara kaplı defteri açmış; 
‘Ördeğin karşısında TAYYAR yazılı. Tayyar, uçar anlamına gelir. O halde ördeğin uçması suç değildir’ diyerek, fırıncının ördek işinden beraatına karar vermiş.
Gözü çıkan Gayrimüslim vatandaşa sormuş ve onun şikâyetine de kara kaplı defterden bir uygun madde bulup; 
‘Her kim gayrimüslim birinin iki gözünü çıkarırsa, o müslimin tek gözü çıkarıla…’
Davacı; ‘Benim tek gözüm çıktı, şimdi ne olacak?’ diye sorunca Kadı;
‘Şimdi, fırıncı senin diğer gözünü de çıkaracak, biz de ceza olarak onun tek gözünü çıkaracağız’ deyince, adam davasından vazgeçmiş, fırıncı bu davadan da beraat etmiş. 
Kadı, çocuğunu düşüren kadının kocasına dönüp; ‘Tamam, sen karını fırıncıya vereceksin, bu adam yerine yeni çocuk koyacak’ deyince, adam arkasına bakmadan kaçmaya başlamış.
Kadı, Yahudi vatandaşa dönüp; ‘Senin şikâyetin nedir bre?’ demiş.
Bir süre düşünen Yahudi; ‘Ne diyeyim Kadı Efendi, Adaletinle bin yaşa e mi’ demiş…”
Her biri çok değerli, Yüksek-Yüksek Yargıçlar bir araya geldiler ve dediler ki;
“Başbakan Erdoğan’ı 6271 sayılı kanunun 11. Maddesindeki Kamu Görevlilerinden sayamayız. Bu yüzden, kendisi Başbakan olarak, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılabilir. Bir emirle tüm Kamu ’nun kaynaklarını, Kamu’ nun gücünü, Kamu’ nun paralarını kullanabilir.
Bu eşitliği bozmaz. Bu şekilde yapılacak bir seçim, eşit- adil- şeffaf-dürüst bir seçim olacaktır…”
Hay adaletinle çok yaşa be YSK! Aydınlattın bizi yahu!
Biz Erdoğan’ı kamudan maaş alıyor diye bilirdik, meğer maaşını ecinliler veriyormuş!
Biz Erdoğan’ı, tamamı kamunun olan Örtülü Ödeneği kullanıyor bilirdik, meğer Ekmel Bey kullanıyormuş!
Biz Erdoğan’ı, tamamı kamunun olan uçakları-araçları-adamları kullanıyor biliyorduk, meğer Erdoğan kampanyasına uçan halı ile gidip geliyormuş.
Pes be Sayın Yüksek Yargıçlar! Nasıl da yanlış biliyormuşuz yahu? 
Sizler, bu şartlarda Eşit-Adil-Şeffaf-Dürüst bir seçim yapılacağına inanıyorsanız, biz niçin üzülüyoruz ki? Oldu olacak, seçimin sonucunu da şimdiden açıklayın, bu sıcakta sandığa gitme derdimiz olmasın.
Tamam mı, Sayın Yüksek Yargıçlar? Adaletinizle bin yaşayın eyi mi?
İnanın bu kararınız sebebiyle sizlere mutlaka HUKUK NOBELİ verilecektir.
Değerli Okurlar;
Göz göre-göre, tüm Türk Milletinin önünde “Eşit-Adil-Şeffaf-Dürüst” seçim ilkesi bizzat yargı tarafından tecavüze uğramıştır. Bu taraflı kararın takipçisi olmaya devam edeceğiz. Bu kararı, önce Anayasa Mahkemesine, daha sonra da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine taşıyıp, hak aramaya devam edeceğiz.
Hakkındaki açık-net-belgeli-delilli-montaj olmayan ses kayıtları ile yolsuzluğu kanıtlanmış, TBMM’ de kalpazanlık dâhil çok sayıda dosyası bulunan, partisi Anayasa Mahkemesi tarafından “Lâiklik karşıtı eylemlerin odağı olmaktan” mahkûm edilmiş birinin, seçimlerde dürüst davranacağı, oyları devşirmeyeceğine inanmak için, insanın çok aptal olması gerekir.
Böyle birinin Yüksek Yargıçlara ve onların ailevî problemlerine nasıl ve hangi yöntemlerle yaklaşacağı konusu da sizlerin takdirlerine sunulur…
Not; Bu seneki YALAKALIK ödülünü, yüzbinlerce insanı dolandırıp hala paralarını ödemeyen, İhlas Finansın parlak patronunun “Türkiye Gazetesine” verilmesi şart oldu. Gazete, 13 Temmuz 2014 Pazar günkü sayısında, Anar Araştırma Şirketinin(Şirketin gerçek sahibi çözülümcü Beşir Atalay’dır) Cumhurbaşkanlığı tahminini verdi. Anket sonucu şöyle;
Erdoğan= % 55 / İhsanoğlu= % 38 / Demirtaş= % 8…
Anket sonucu tartışılabilir amma, ufak bir pürüz var. 3 adayın alacağı oyların toplamı ne yazık ki % 101 ediyor! Anketin ciddiyetine dikiz! Yuh olsun, yuh…
Sağlık ve başarı dileklerimle 14 Temmuz 2014
Rifat Serdaroğlu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.