18 Ocak 2019, Cuma
Bizi izleyin:
Giriş Yap EUR   TL0,34USD   TL0,34
5 Ağustos 2014 | Son Güncelleme: 05.08.2014-17:51

NACİ AKIN

0
NACİ AKIN

BAYRAM SEVİNCİ

Bayram bitti, çoğu kimse evine işine döndü, kimileri de bayramın ardına izini de ekleyip kısa bir tatile çıktı. Malum önümüzdeki Pazar ülkemizde ilk defa Cumhurbaşkanlığı seçimi için duyarlı yurttaşlar, tatil planlarını ona göre yaptı, kısa bayram tatilini pazara kadar uzattı. Duyarsız yurttaşlara ise söyleyecek sözüm çok, ama ne söylesem kafi gelmez. Onları artık kale almayacağım, bu önemli günde tercihini, tatilden, denizden, güneşten yana kullanacak olanların şikayet etmeye, ülke meseleleri üzerinde ahkam kesmeye hakları olmayacağını düşünüyorum.

Çocukluğumdan beri bayramları dört gözle beklemişimdir. Mendil arasına sıkıştırılan gıcır, gıcır kağıt ikibuçukluklar, beşlikler, yeni alınan bir çift ayakkabı, yatılı okulda hasretini çektiğim ev yemekleri, özenle yapılan un kurabiyeleri, ev baklavaları, kağıtlı çikolata, jöle şekeri bayram özlemini daha da artırmıştır. Sultan Camii yanına kurulan bayram yeri bugün aynı tadı bulamadığım şambali, pandis, çomaklı macun harçlıklarımızı tükettiğimiz şeyler olurdu. Şimdi artık bayram yeri kavramı yok oldu, her daim açık olan lunaparklar, eğlence ve oyun merkezleri çocukların hayal gücünü körelttiği gibi iyice monotonlaştırdı, mekanikleştirdi de. Hokkabazlar, cambazlar, ağzından alev fışkıran göstericiler, denizkızları, komedyenler, çadır tiyatroları artık yok.  9BC36FA26BBF4E0BFBF53294B1FE2121

Bu bayram tatil kısa sürdü, o nedenle bazı vatandaşlar da tatil yörelerine akmak yerine, baba ocağına, köylerine, kentlerine gitme fırsatı buldular. Ben de Ramazan’ın son birkaç gününü ve bayramı çocukluğumun, gençliğimin geçtiği Manisa’da ve ata ocağı Demirci’de geçirme fırsatı buldum.

Manisa’da Ramazan trendleri de değişmiş, yoğun sıcaktan bunalan insanlar kendilerini piknik alanlarına, bahçe lokantalarına atmışlar. İftar saati yaklaştıkça parklardan bahçelerden bile mangal kokuları yükseliyordu. Seçim kampanyası dönüşlerinde uğradığımız Ahmetli’deki mütevazı köfteciler bile aynı anda yüzlerce kişiye hizmet verebilen müesseselere dönüşmüş. Öyle ki; rezervasyonsuz yer bulmak mümkün değil, yüzlerce insan bahçeye doluşmuşlar iğne atsanız yere düşmeyecek sanki. Garsonlar, mangalcılar olağanüstü çaba sarf ettikleri, Ramazan dolayısıyla eleman takviyesi yapıldığı halde yetişemiyorlardı. Sanırım bir yıllık hasılatın yarısını bir ayda çıkarmışlardır.

Demirci’de de durum pek farklı değildi. Kadim Şehir Lokantası iftar saati yaklaştıkça kaldırıma masaları çıkarmış, standart masa sayısını neredeyse üçe, dörde katlamış. Diğer lokantalar da öyle. Kimileri de Bayram dolayısıyla gelen çocukları, torunları, damatları, gelinleri ağırlayabilmek için mangalını kaptığı gibi, Başalan’na, Kaplıcaya akın edivermiş. Herhalde Bayram nedeniyle Demirci Nüfusu iki üç katına çıkmıştır. Teravih sonrası, parklar, kahveler neredeyse sahura kadar açık. Kahveler açık dediysem, kimse okey masasının başında değil, masalar kahvelerin önüne çıkarılmış, gündüzün sıcağından bunalan insanlar akşam serinliğinde püfür püfür esintiyle ferahlıyorlar, memleket meselelerini de müzakere etmekten geri durmuyorlar. Böylelikle hem dışarıdan gelen dostlarıyla, yakınlarıyla hasret gideriyorlar hem de derin sohbetlere dalıyorlar.

Tahmin edebileceğiniz gibi gündemin ana konuları yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimleri, polise yapılan operasyonlar ve yolsuzluk dosyaları. Biz de eski dostlarla birlikte arifeden bir gece önce çıktık bir kahveye. Arabamızı park eder etmez kahvenin önünde oturan gençler bizi karşıladılar ve masalarına davet ettiler. Yaş ortalaması 30’un altında olan bu gençlerin hemen hepsi yüksek tahsilli, bir kısmı öğretmen, mühendis, kimileri Ankara, İstanbul ve İzmir’de özel firmalarda önemli pozisyonlarda olan evlatlarımızdı. Çoğu devre arkadaşı olan gençlerin bazıları da Ankara’daki tahsil günlerinde annem Muazzez Akın’ın kanatları altında sıla özlemi çekmeden okumuşlardı, çoğunu oradan tanıyordum. Dışardan ailelerinin yanına bayram geçirmeye gelenlerle, Demirci’de kalanlar güzel bir sevgi ve dostluk yumağı oluşturmuşlardı.

Hangi siyasi görüşte, inançta olursa olsunlar bu gençlerin ortak özellikleri, iyi yetişmiş, düşünen, sorgulayan, müzakere edebilen, kendilerine özgü üsluplarıyla analiz edebilen kişiler olmaları ve kendi doğrularını söyleyebilecek cesarete sahip olmalarıydı. Çoğunun babalarını, ailelerini de tanıyordum, AKP’lisi, MHP’lisi, CHP’lisi ya da farklı partilere sempati duyanları da vardı. Ancak bu çocukların hiçbiri, körü körüne itaat eden, koşulsuz biat eden, yalanlara kanan, önüne, ardına bakmadan papağan gibi kendilerine telkin edilenlerin dışına çıkamayan, bir türlü at gözlüklerinden kurtulamayan eski kuşaklara benzemiyordu. Bu çocuklar Demirci’nin aydınlık yüzleriydi, yarınlarının umuduydu. Serin havada derin sohbet zamanın nasıl geçtiğini bize hissettirmedi bile.

Bir çay içimlik oturduğumuz masadan neredeyse sahur vakti kalkabildik. Hem gençlerin ve hem de yanımdakilerin gözleri gülüyordu. Demek ki AKP’ye en fazla oy çıkan Demirci’nin üzerindeki ölü toprağı bu bayram vesilesi ile kalkıyordu. Her daim büyüklerinin sözünü dinleyen gençler bu kez kararlıydılar, onlar babalarının sözlerini dinlemeyecekler aksine babalarını kendi çizgilerine çekmek için uğraş vereceklerdi. Babalarını ikna edemeseler bile, illa ki anaları, dedeleri, neneleri onlara inanacaklardır. Zira bu çocuklar bu kez meselenin parti meselesi değil rejim meselesi olduğuna inanmışlardı. Belediye başkanı veya milletvekili seçmeyeceklerdi. Ya ülkemin tüm yurttaşlarını kucaklayacak tarafsız bir Cumhurbaşkanı seçecekler, Türkiye normalleşerek bir huzur ve barış ortamına kavuşacak; ya da insanları mutsuz, birbirleriyle kavgalı, tek parti dönemini aratmayacak yeni bir Türkiye’ye yelken açacaklardı.

Bu Pazar herkes gönül huzuruyla sandığa giderek kendi kaderini tayin edecek. Hayırlısını dilemekten başka sözüm yok, ama sandığa gitmeyenlere elbette ki sözüm olacak, kendileri bilirler. Ogün umarız aziz milletimiz tüm topluma yeni bir bayram sevinci yaşatır. Hepinize gönül dolusu selam ve sevgilerimi iletir, daha nice bayramlara huzur içinde, sağlıkla ve esenlikle ulaşmanızı temenni ederim.

Etiketler:
Yorum Yazın

Yorumlar 0 yorum

© Copyright 2013 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları SELENDİ MEDYA ve haber kaynaklarına aittir, lütfen haberleri izinsiz kopyalamayınız. Youtube Video İndir 45 Haber