18 Ocak 2019, Cuma
Bizi izleyin:
Giriş Yap EUR   TL0,34USD   TL0,34
22 Temmuz 2014 | Son Güncelleme: 22.07.2014-09:59

NACİ AKIN

2
NACİ AKIN

HÜR DÜŞÜNCE KULÜPLERİ FEDERASYONU VE EKMELEDDİN İHSANOĞLU

Gençlik yıllarında yaşanan siyasi birliktelikler, kurulan dostluklar, örgütsel kimlikler ve aidiyet duygusu bir ömür boyu sizinle birlikte yaşıyor. Gençlikte bir siyasi kimliğe sahip olduysanız kolay kolay kulvar değiştiremiyorsunuz, manevra yapamıyorsunuz. Ait olduğunuz o kimlik bugün artık varlığını sürdürmüyorsa dahi, kurulan dostluklar ve geçmişte yaşanan birliktelik, bugün farklı siyasi hareketlere yönelmişseniz dahi asla bozulmuyor. Çünkü gençlikte idealizm öne çıkıyor, menfaat ilişkileri yok, inandığınız davaya sahip çıkıyorsunuz ve birlikte olduğunuz kişilerin de aynı davaya hizmet ettiğinden asla kuşkunuz olmuyor. Devrimciyseniz, ülkücüyseniz, İslamcıysanız hangi siyasi partiye giderseniz gidiniz eski dostluklar bugünkü aidiyetinizin önüne geçiyor.

Bunu kendimden biliyorum, Adalet Partisi Gençlik Teşkilatında genç yaşta başlayan siyasi serüvenim bugün de çizgiden sapmadan sürüyor. O misyonun zaafa uğramasından kaynaklanan ve farklı siyasi hareketlerin kısmen de olsa o misyona sahip çıkıyor görünmesi sebebiyle bazı arkadaşlarımızın farklı siyasi hareketlere mensubiyeti ise asla engel teşkil etmiyor. Bir araya geldiğimizde gene 80 öncesindeki o AP gençliğinin ruhu depreşiveriyor.

Hür Düşünce Kulüpleri Federasyonu da 68 kuşağı gençliğinin sol hareketler dışında kalanların oluşturduğu ve sonrasında AP gençliğinin tabanını teşkil eden siyasi bir hareket. ODTÜ ayağında daha sonra AP Gençlik Kolları Genel Başkanı olan Haluk Sevel, rahmetli ağabeyim İbrahim Akın, Mehmet Savran ve sonraki yıllarda bürokrasiden tanıdığımız birçok isim var. Ancak asıl örgütlenme Siyasal Bilgiler Fakültesinde gerçekleşiyor.

SBF’de devrimci gençler Prof. Sadun Aren’in yönlendirmesiyle Fikir Kulüplerini kuruyorlar, diğer Üniversitelere de yayılarak Fikir Kulüpleri Federasyonu adını alıyorlar ve ileride de Dev-Genç olarak faaliyetlerini sürdürüyorlar. Hürriyetçi ve Demokrat gençler ise Prof. Aydın Yalçın ve Prof. Fahir Armaoğlu etrafında kümelenerek Hür Düşünce Kulüplerini kuruyorlar ve üniversitelerde Hür Düşünce Kulüpleri Federasyonuna bağlı olarak örgütleniyorlar. Liberal ve Demokrat eğilimli olan bu gençlerin taşradan gelenleri ise biraz daha milliyetçi ve muhafazakar yönleriyle temayüz ediyorlar. Daha o dönemlerde Ülkü Ocaklarının adı dahi bilinmiyor. Hür Düşünce kadrolarında kimler yoktu ki; Hasan Celal Güzel, Murat Karayalçın, Türker Sanal (Demirel’in uzun yıllar basın danışmanlığını yaptı), Mehmet Keçeciler, Atilla Koç (AKP’li Kültür eski Bakanı), Diyarbakırlı Pala Abdül(Abdülkadir Aksu), Mesut Yılmaz, Veysel Atasoy, Hüsnü Doğan, Melih Gökçek, Cemil Çiçek ve Ercan Vuralhan (ANAP’lı bakan) gibi. Biri hariç, merkez sağ siyaset çizgisinden tanıdığımız isimler. O biri ise yakından tanıdığınız, hayran olduğu dayısı merhum Tevfik İleri’nin (DP dönemi Bakanlarından) hatırası ve amcası Demirel’in danışmanlarından Prof. Yaşar Karayalçın’a rağmen solcu olan eşi Neşe hanımın çizgisinde ve Ecevit’in yükseliş döneminde CHP’ne intisap eden Murat Karayalçındır.

eski-bakan-guzel-ozal-sehit-edilmistir-sahip-cikamadik_1066944_340_226

(Eski bakan Guzel: “Özal şehit edilmistir sahip çikamadık.”)

Ankara’da bunlar yaşanırken İstanbul’da ise hareketlilik daha ziyade MTTB çatısı altında görülüyor. AP’ne yakın duran demokrat gençler, AP Teşkilat Başkanı Dr. Sadettin Bilgiç’in himayelerinde, İslamcı, Büyük Doğucu, Ülkücü gençlere karşı kimi zaman farklı guruplarla kurdukları ittifaklarla başarı kazanarak birçok öğrenci deneğini ele geçiriyorlar. Dahası, ülkücülerin elinde olan Komünizmle Mücadele Derneğini de AP’lilerin eline geçmesini sağlıyorlar. Bunlar arasında da, sonraki yıllarda AP’den Milletvekili olan Dr. Nazım Baş ve Rasim Cinisli ile İbrahim Çetinkaya’yı (DP GİK üyesi) sayabiliriz.

cevheri

Cevheri

Aradan geçen onlarca yıla rağmen bu gençler birbirlerinden hiç kopmadılar. 80 öncesinde neredeyse tamamı AP’nin siyasi ve bürokrat kadroları içinde yer alan bu gençlerin önemli bir kısmı, 80 sonrasında Turgut Özal’la birlikte ANAP’ın kurucuları arasında yer aldı. DYP’de ve ANAP’ta kalanların dışındakilerin çoğunluğu ise AKP kurucuları oldular ve “gömlek değiştirdik” diyen siyasal İslamcılar içinde muhafazakar demokrat olarak kaldılar. Kurucu olmayanların birçoğunun da dışardan destek olduklarını biliyoruz. Aslında siyaseti bu kadar iyi bilen ve bir ekol olan bu insanların AKP’nin bu denli yükselişinde önemli payları olduğunu da kimse inkar edemez.

Gelelim Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu’na. İhsanoğlu 1971’de Türkiye’ye geldiğinde ne İslamcılara ne de Türkçü Turancılara kendini yakın görmüyor. Yakın gördüğü kişiler ise Hür Düşünce Kulüpleri içerisine yer alan bu gençler. Çünkü onlar hem milliyetçi hem muhafazakar ve hem de demokrasiye inanmış liberal ve demokratlardı. Diğerlerinin aksine Prof. İhsanoğlu kendisine yapılan davetlere rağmen siyasetten uzak duruyor, akademik ve uluslararası bürokraside kariyerini güçlendiriyor ve ülkemizi başarıyla temsil ediyor. Ta ki, üzerinde bir milli mutabakatın ve tarihi bir konsensüsün sağlanmasına dek. Şimdi o Cumhuriyetçilerin, sosyal adalet ve sosyal devlet yanlılarının, hürriyetçilerin, liberallerin, demokratların, milliyetçi ve muhafazakarların, siyasal İslam’a prim vermeyen mütedeyyinlerin, yurtta ve dünyada barışı arayanların, kutuplaşmayı değil kucaklaşmayı isteyenlerin ve 76 milyonun tümünü din, dil, ırk, mezhep, siyasal görüş, inanç ve etnik kimliklerini gözetmeden bir ve bütün olarak bu milletin asli unsuru olarak görenlerin ortak Cumhurbaşkanı adayı. Yurt gezilerinde, televizyon sohbetlerinde bunu açıkça da deklare ediyor.

imagesCA1WRN1P

Geçtiğimiz günlerde yukarıda saydığım ya da sayamadığım çoğunluğu Hür Düşünce çizgisinden gelen, DYP, ANAP, DP ve hatta DSP eski milletvekilleri ve bakanları kendisine bir iftar daveti verdiler. ANAP’lı bakanlar adına Mehmet Keçeciler ile DP adına Necmettin Cevheri yaptıkları fevkalade konuşmalar ile İhsanoğlu’na verdikleri desteği açıkladılar. Yazımın başında da söyledim gençlik yıllarında kazanılan aidiyet duygusu yıllar geçse de, çizgilerde sapmalar olsa da sonunda bir yerde kesişiyor, bunu sağlayan da Sayın İhsanoğlu oldu.

keçeciler

Keçeciler

2013-04-23-necmettin-cevheriye-vefasizlik

Necmettin Cevheri’ye vefasızlık

Bu davete eşi halen AKP milletvekili olan Sayın Hasan Celal Güzel de katıldı, diğer Hür Düşünce mensupları da oradaydı. Abdülkadir Aksu ve Cemil Çiçek halen taşıdıkları AKP milletvekili kimlikleri nedeniyle etik olmayacağı düşüncesi ile iştirak etmediler ama eminim ki gönülleri oradaydı. Orada bulunanların çoğunluğu ANAP’ı, DYP’yi ve hatta AKP’ni iktidara taşıyan kadrolardı. AKP’li demokratlar da dahil olduğunda kimse bu kadroların el ele verdiklerinde toplum üzerinde nasıl olumlu bir sinerji yaratabileceklerini inkar edemez. Yeter ki nemelazımcılıktan sıyrılıp, tatilimizden feragat edip sandığa koşalım. Ülkemiz için hayırlı ve uğurlu olsun.

 

Etiketler:
Yorum Yazın

Yorumlar 2 yorum
  • Çok güzel bir yazı, siyasette tanıdığımız düzgün insanların geçmişini bize tanıttığı için sayın Akın'a teşekkür ediyorum. Eğer bu isimler Ekmelettin bey ile birlikte hareket ediyorlarsa Tayyip Beyin işi zor gözüküyor. Şahsen ben 2007 den bu yana hep AKP'ye oy verdim ama bu haberden sonra oyum Ekmeleddin beye. Her ne kadar biz Manisalılar Hanyalı Hanyaya, Konyalı Konyaya diyerek Sayın Keçecilere oy vermediysek dahi kendisine saygımız vardır. Ayrıca bugün çoğunluğu AKP kadrolarında yer alan eski ANAP'lılar üzerinde de büyük etkisi vardır.
    / 23 Temmuz 2014, Çarşamba - 11:55
  • Naci bey, eski ağır toplar siyasete yön vermede her zaman etkindirler fakat, siz de fark etmişsinizdir ki, Ekmeleddin beyin siyasi propagandası görsel basına hiç bir şekilde yansımıyor. Şu iftar yemeğini bile sizden öğrendik. Ayrıca, Ekmeleddin beyin altını özellikle çizdiği herhangi bir yenilik bir konu ben malesef göremedim..O zaman benim gibi AK Partiye gönül vermiş ama gerçekten Ekmeleddin beye de oy verebilecek düzeyde ki insanlar da bir şüphe uyanıyor...Veya adam anlatıyor da basına yansımadığı için göremiyoruz..Şunu ifade etmeliyimki eğer Ekmeleddin beyin Erdoğan karşısında bir başarı elde etmesi gerekiyorsa farklı yönlerinin ifade edilmesi ve özellikle görsel basının tüm propagandasını eksiksik vermesinin sağlanması gerekir...Benim başlarda şans verdiğim aday Ekmeleddin beydi ama şu an git gide Erdoğan'ın açık ara bu yarışı kazanacağı inancı bende oluştu...Bu da malesef en başta CHP'nin şu ölü toprağını üzerinden atamamasıyla ilgili...Memleketimiz için en hayırlısı dileğiyle...Yavuz KAYMAKCI
    / 23 Temmuz 2014, Çarşamba - 09:40

© Copyright 2013 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları SELENDİ MEDYA ve haber kaynaklarına aittir, lütfen haberleri izinsiz kopyalamayınız. Youtube Video İndir 45 Haber