CHP Grup Başkanvekili Özgür Özelin İnsan Hakları Günü mesajı

DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜ MESAJI

Bugün 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 1948’de BM Genel Kurulu’nda kabulünün 70’inci yıldönümü. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin “işkenceye sıfır tolerans” söylemiyle iktidara geldiklerinin 16’ncı yılında; Türkiye, insan hakları alanında tarihinin en ağır hak ihlallerinin yaşandığı dönemlerinden birini yaşıyor.

Türkiye, Freedom House raporunda 2018 yılında “Kısmen Özgür” ülkeler kategorisinden “Özgür Olmayan Ülkeler” kategorisine düşürüldü. Raporda, kategori düşüşünün, cumhurbaşkanına olağanüstü güç atfeden anayasa değişikliği, belediyelere kayyım atanması gibi uygulamalar nedeniyle yaşandığı, Türkiye’de örgütlenme özgürlüğü ve toplantı özgürlüğü gibi alanlarda ciddi geriye gidişler olduğu vurgulanmıştır. Türkiye, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü tarafından yayımlanan Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde ise bir önceki yıla göre 4 basamak daha düşerek 155’inci sıraya gerilemiştir. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin iktidara geldiği 2002 yılında Türkiye bu endekste 99’uncu sıradayken, çok hızlı bir geriye gidiş tüm kategorilerde olduğu gibi burada da yaşanmıştır. Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde ise Türkiye 113 ülke arasında 101’inci sırada yer almaktadır. Hukukun üstünlüğünün sağlanamadığı, basın özgürlüğünün olmadığı bir ülkede vatandaşlarımızın insan olmaktan kaynaklanan haklarını tam anlamıyla kullanabildiklerini iddia edemeyiz.

İki yıl boyunca Türkiye’yi olağanüstü hal uygulamasıyla yöneten Adalet ve Kalkınma Partisi, OHAL’in ismini kaldırdı ama cismi orada duruyor. Bu ülkede meydanlar, hakkını arayan her kesimden insana kapalıyken, vatandaşlar sokağa çıkmaktan yaratılan baskı iklimi nedeniyle korkuyorken, sokağa çıkan vatandaşlar biber gazıyla, copla yıldırılıyorken, OHAL’in kaldırıldığı iddia dahi edilemez. OHAL sopası altında haklarında idari soruşturma dahi açılmamış muhalif akademisyenler ve memurlar kamudan uzaklaştırılarak açlığa mahkum edilmişken, akademisyenler, gazeteciler, siyasetçiler ve aydınlar cezaevlerine atılmışken, cezaevlerinde hak ihlallerine yönelik ciddi iddialar kamuoyunun malumuyken Türkiye’de hükümetin İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin gereğini yaptığı kaydedilemez.

Türkiye’de demokrasi ve özgürlükler işçi haklarından, kadın haklarına, eğitim ve sağlık hakkına erişimden, yaşam hakkına tüm kategorilerde Adalet ve Kalkınma Partisi eliyle hızla yok edilmektedir.

İnsan hakları, demokrasilerin vazgeçilmez unsurudur. Devlet, tüm bireylere eşit yurtta anlayışıyla yaklaşmalı ve insan haklarını birinci öncelik alanı olarak kabul etmek zorundadır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak temel hak ve özgürlüklerin yok sayılmadığı, hak ihlallerinin yaşanmadığı, demokrasinin tüm unsurlarıyla tesis edildiği, insanların tüm farklılıklarına rağmen eşit görüldüğü bir Türkiye’yi oluşturmaya yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

Daha önceki yıllarda olduğu gibi 27. Yasama Dönemi’nde de vatandaşlarımızın hak ve özgürlük standartlarının genişletildiği önerilerimizi ve kanun tekliflerini Parlamento’ya sunmaya ve bu tekliflerin kanunlaşması için samimi gayret göstermeye devam edeceğiz. Vatandaşlarımızın mezhep, etnik köken ve cinsiyet başta olmak üzere ötekileştirilmediği bir Türkiye’ye olan inancımla Dünya İnsan Hakları Günü’nü kutluyorum.

Özgür ÖZEL

Manisa Milletvekili

    CHP Grup Başkanvekili

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.